|
Cinsel
duyguların bilincine varılması genellikle beraberinde belirsizlik,
çatışma ve zorlukları getirmektedir. Kültürel faktörler, ergenin
psikososyal gelişiminde, cinsel birleşmelerinde ve cinselliğin anlamına
dair düşüncelerinde çok önemli bir rol oynamaktadır. Sokakta yaşayan
çocuklar için ergenlikteki cinsel isteklerin kontrol edilmesi, daha güç
olmaktadır. Ortalama şartlarda büyüyen çocuklar, aile, kültürel ortam,
okul, cinsellikle ilgili daha sağlıklı bilgi kaynaklarının
ulaşılabilirliği nedenleri ile daha kontrollü olmakta ya da olmak
zorunda kalmaktadırlar. Fakat sokağın “yasaksız” ortamı, sağlıklı bilgi
kaynaklarının olmaması, cinselliğin ne anlama geldiğinin bilincine
varılamaması riskli yaşantılara neden olmaktadır. Riskli cinsel
davranışlar, cinsellik ve üreme sağlığında istenmeyen sonuçların oluşma
olasılığını arttırmaktadır. Bunalar arasında, istenmeyen hamilelik,
tehlikeli düşük yapmalar, HIV/ AIDS ve cinsel yolla bulaşan
hastalıkların meydana gelmesi sayılabilir.
Sokakta yaşayan çocuklarda sık görülen riskli cinsel davranışlar
şunlardır:
-
Maddelerin etkisi altında cinsel ilişkide bulunmak
-
Uyuşturucu madde kullanıcıları ile cinsel ilişkide bulunmak
-
Korunmadan cinsel ilişkide bulunmak
-
Ticari amaçla yani hayatta kalmak için seks işçiliği yapmak.
Bir
çok sokak çocuğu, cinsel yolla bulaşan hastalıklardan haberdar
değildirler. Bundan dolayı hastalıklara karşı önlem almamaktadırlar.
Hastalıklardan bir kaçını bilen çocuklar da korunma yöntemlerine dair
bilgi sahibi değillerdir. Bir kısmı da hem hastalıklara dair hem de
korunma yöntemlerine dair çok az bilgiye sahip olsalar da, bu çocuklar
bu yöntemleri kullanmamaktadırlar. Bu alanda çalışanların, sokak
çocuklarına yönelik üreme sağlığı ile ilgili bilgilendirmeler yapması,
sağlık çalışanlarının yargılayıcı olmaması gerekmektedir. Madde
kullanımı ile ilgili tedaviler cinsel yolla bulaşan hastalıkları
azaltacaktır. Prezervatif ve diğer koruyucuların sokak çocukları
tarafından kolay bulunabilir olması gerekmektedir. |