YENİDEN

BAĞIMLILIK

YAYINLAR

ÖZEL SAYFALAR

Diğer Linkler

Ana Sayfa  » BAĞIMLILIK » Bilgi Merkezi » Bağımlılık hakkında temel bilgiler » Tedavide temel ilkeler PAYLAŞ  

Tedavide temel ilkeler

 

Öncelikle bağımlılığın tedavi edilebilir bir durum olduğunu vurgulamak gerekir. Genelde madde bağımlılığından kurtuluşun olmadığı inancı yaygındır. Ancak bu yaygın kanının aksine madde bağımlılığı tedavi edilebilen bir hastalıktır.

Bağımlılık tedavisindeki başarı kişiye, çevreye, yönteme ve iyileşme ölçütüne göre değişkenlik gösterir. Örneğin bir ay iyileşme ile 12 ay iyileşme arasındaki oranlar çok çeşitli biçimlerde yorumlanabilir. Tedavide başarıyı artıran faktörlerden en önemlisi kişinin istekli ve kararlı olmasıdır. Bağımlı kendini değiştirmeye çalışırken, ailesi de değişimlere uğramayı kabul etmelidir. Bu noktada ailenin desteği önemlidir.

Özellikle eroin gibi bağımlılık potansiyeli yüksek olan maddelerde uzun süreli tedavi, başarı şansını artırmaktadır. Ağır kişilik bozukluklarının olması tedavinin başarısını olumsuz yönde etkilemektedir. Bağımlılığın tedavisi her tip madde kullanımı için aynıdır. Bağımlılık bir hastalık olduğu için kişi sigara, kullanmış, alkol kullanmış, eroin kullanmış fark etmez.

Karar vermek

Tedaviye karar vermek bağımlı için çok önemli bir süreçtir. Karar verme tek bir aşamadan oluşmaz. Kişi önce madde kullanımının kendisine getirdiği zararların haberi yoktur ya da bunların farkında değildir. Daha sonra farkındalık dönemi gelir. Kişi artık madde kullanımının kendisi için zararlı olduğunu kabul etmektedir. Ancak henüz bırakıp bırakmamaya karar verememişti. Bu noktadan sonra madde kullanmayı bırakmaya karar verme aşaması gelir. Karar vermiştir ancak bunun için bir eylemde bulunmamıştır. Daha sonra bırakmak için girişimlerde bulunur ve bırakır. Bıraktıktan sonra ise, tekrar başlamamak için karar vermesi ve bu yönde adımlar atması gereklidir.

İstekli olmak

Kişinin maddeyi bırakmaya istekli olması gerekir. Birçok bağımlı madde kullanmayı bırakma isteğini belirtmektedir. Ancak isteğin belirtilmesi yeterli değildir. Çünkü, bırakma isteği bazı koşulları içerir. Örneğin benim görüştüğüm bir bağımlı eroini bırakmaya kesin kararlı olduğunu söylüyordu. Eroini bırakacaktı, ancak esrar kullanmayı sürdürecekti. Hatta benim ona bunu teklif bile etmememi söylemişti. Halbuki eroini tek başına bırakmak biliyoruz ki yeterli değildir. Sonuçta esrarda bağımlılık yapan bir madde. Esrarı kullandığı sürece, eroine başlama olasılığı çok yüksektir. Bu noktada başvuran bu bağımlının aslında yeterince istekli olmadığı söylenebilir. Çünkü eroini bırakmaya istekli olmakla birlikte aslında bağımlılıktan uzaklaşmak gibi bir niyeti olmadığı düşünülebilir.

Değişmeye karar vermek

Bağımlılık tedavisinde esas olan kişinin yaşamını ve kendisini tümüyle değiştirmeye karar vermesidir. Yukarıda verilen örnekte olduğu gibi, kişi sadece bağımlı olduğu tek bir maddeyi bırakarak tedaviyi başaramaz. Çünkü bağımlılık bir bütündür. Kişinin bütün yaşamı içine girmiştir. Yaşadığı ortam, arkadaşları, ailesi ve işi önemli belirleyicilerdir. Sözkonusu olan bu dış etkenler ötesinde kişi kendi düşünce ve davranışlarını değiştirmeyi ve duygularını yönlendirmeyi öğrenmelidir. Örneğin bir bağımlı hasta, belli bir yaşam biçimi kurmuştu. Çalışmıyordu, annesinin yardımı ile geçiniyordu, sadece arkadaşları ile konuşuyordu. Hergün gittiği belli yerler ve yaptığı işler vardı. Bunların hiçbirini değiştirmeye yanaşmadı. Ancak yaptığı tüm bu davranışları eroin ortamı içindeydi. Dolayısıyla bunları değiştirmeliydi. Bu yaşam biçiminden uzaklaşmadığı sürece başarılı olması mümkün değildi. Nitekim başarılı olamadı.

Aile desteğinin özellikleri

Birçok bağımlı aslında bağımlı olduğunun farkında değildir ya da bağımlı olmadığına inanmaktadır. Konu ile ilgili olarak uğraşan profesyoneller dışında, ailelerde evlerindeki bağımlıyı tedaviye yönlendirme konusunda bilgili olmalıdır. Ancak her insan bir diğerinden farklılık gösterdiği için uygulanacak yöntemlerde farklılıklar göstermektedir. Öte yandan bazı ilkelerin uygulanması gerekir.

Ancak aile kişinin tedavi olma isteğini artırabilir. Bunu kimi zaman bazı ödüller ile, kimi zaman ise baskı ile sağlayabilir. Birçok aile bağımlıya sonsuz destek sağlamaktadır. Desteklerini çekerler ise durumun daha kötü olacağı inancındadırlar. Halbuki kişinin durumu bu destek ile daha da kötüye gitmektedir. Bu nedenle aile desteğini minimal düzeye indirerek bağımlıya yardımcı olabilir. Hayat koşullarının zorlaşması bağımlının tedavi olma gereksinimini artıracaktır. Tedavi girişimleri için her zaman açık tutulan destek teklifi diğer alanlarda kısıtlanmalıdır.

Süreklilik

Bağımlılığın tedavisi ömür boyu sürer. Eğer kişi kendisinin bağımlı olduğunu unutmaz, tedaviye uyum gösterir ve yarıda bırakmazsa başarılı olma şansı yüksektir.

Tedaviye Başka Bir Gözle Bakabilmek

Bağımlılığı bir hastalık olarak ele alacak olursak, o zaman bir hastalığın alevlenmesini de normal karşılamak gerekir. Tıpkı bir kalp hastalığında olduğu gibi. Ancak bir hastalığın tekrar yaşanmaması en büyük amaçtır. Madde kullanan kişilerin bir süre madde kullanmayı bırakması bile çok önemlidir. Bunun önemini şu şekilde açıklayabiliriz:

  • Bıraktığı süre içinde kişinin bedeni kendini yenilemiş, biraz toparlamıştır. Hastalıklara karşı direncini kazanmıştır.
  • Kişi "temiz" olmanın keyfini yaşamıştır. Maddesiz bir hayatın güzelliğini tatmıştır. Tekrar tedaviye başvurma isteği her zaman olacaktır.
  • Bıraktığı dönem içinde madde kullanan çevresine karşı bırakma yönünde özendirici bir mesaj vermiştir. Onun bırakabildiğini gören kişiler de bırakma girişiminde bulunacaktır.
  • Bıraktığı süre içinde madde almamıştır. Böylece uyuşturucu madde talebini azaltma yönünde az da olsa bir katkısı olmuştur.

Yazan: Prof. Dr. Kültegin Ögel

 

 
 

Tüm Hakları Saklıdır. www.yeniden.org.tr 2018                 Tasarım ve Yazılım Bayram İLYASOĞLU