|
Ben
Deli Miyim?
Medyada
psikoloji konularına dair verilen bilgiler, bunların farklı şekilde
kullanılmalarına yol açabilmektedir. Gündelik konuşmalarda yer alan
“paranoyak mısın?”, “ben de paranoyaklık başladı”, “şizofren şizofren
konuşma”, “seni takıntılı, obsesif şey!”, “depresyondayım”, “panik atak
oldum” gibi ama aslında psikolojide klinik alanda hastalıklar için
kullanılan kavramlar gündelik yaşamda bir hitap veya iletişim yolu
olarak kullanılmaya başlanmıştır.
Neler Yaşıyorum?
Okunan bir iki yazı sonrasında bazı belirtileri kendinizde görebilir ve
aynı sorunu yaşayıp yaşamadığınızı düşünebilirsiniz. Çünkü tam da bu
dönemde değişen beden, düşünce ve duygular nedeniyle bazı davranışları
anlamlandırmak zaten zorlaşır. Bunların üstüne bir de yanlış veya eksik
bilgiler eklenince yaşamdaki güçlükler büyür ve bir sorun haline gelir.
Yeni ortamlara girdiğinde heyecanlanan ama bir süre sonra heyecanı geçen
birini düşünün. Bu o kişinin bir sorunu değil, yeni ortamlara hızlı uyum
sağlama konusunda “güçlüğü” olduğunu gösterir. Ancak bu gibi bir durumda
kişi kendini diğerleriyle kıyaslayıp kendine kızarsa, kendini zorlarsa
ve bir de sosyal fobi ile ilgili bir yazı okuyup bazı belirtilerden yola
çıkarak kendisinin “sosyal fobik” olduğuna inanırsa o zaman işler iyice
karışır. Basit bir güçlük soruna dönüşür. Kişi ortamlara girmeden önce
gireceği ortamlarda heyecanlanacağını düşünerek olduğundan daha da
heyecanlanmaya, bu durum daha da panik yapmasına ve bunu belli etmemek
için daha da sessiz kalmasına yol açar. Heyecandan zayıflayan el-kol
koordinasyonu sebebiyle sakarlıklar da meydana gelirse utanıp daha da
pasifleşir ve en sonunda da böyle ortamlardan kaçınmaya başlar. Oysa
bazı ortamlara hemen adapte olurken, bir diğerinin belki dakikalara veya
saate veya birkaç güne ihtiyaç duyabilir. Çünkü herkes aynı anda,
aynı hızda, aynı tepkileri veremez. Bazen farkında olmadan,
bilinçsiz bir şekilde yaşamımızda sorunların gelişmesine sebep
olabiliriz.
Ben sağlıklı mıyım?
Eğer birkaç gün uyuyamazsanız bu sizin uyku sorununuz olduğu anlamına
gelmez veya kendine güvenen birinin yaşamda bir konuda güvensizlik
hissedip onu yapamaması kendine güvensiz biri olduğunu göstermez.
Örnekler böyle uzayıp gidebilir. Yaşamımızda güçlükler her zaman
olacaktır ancak bunların sorun olarak algılanmaması gerekir. Bir olayın
sorun ya da anormal olarak adlandırılabilmesi için kişinin gündelik
yaşamdaki (ev, okul, arkadaşlıklar vb) performansını ve ilişkilerini
bozucu etki yapması, bu durumun belli bir süre ve sıklıkta devam etmesi
gerekir.
Sorunlar yaşadığımız güçlüklere sağlıksız çözüm yolları üretmeye ve
onları uygulamakta da ısrarcı olmaya başladığımızda ortaya çıkar.
Genellikle insanların eğilimi sorunlar çıktıktan sonra destek alma
yönündedir. Ancak hedef sorunlar oluşmadan önlem amacıyla veya daha
iyiye gidebilmek için destek almak olmalıdır. Bir güçlüğünüz olduğunda
ve yaşadıklarınız kafanızı karıştırdığında doğru kaynaklardan bilgi
edinmeye çalışın. Başa çıkma becerilerinizi (strese dayanma, çatışma
çözme, hayır diyebilme, kendini tanıma, karar verme vb) geliştirmeye
öncelik verin.
Ne Yapabilirim?
Gazetelerde, dergilerde hastalıklar ile ilgili yazıları okurken dikkat
edin; ararsanız kendinize konduracağınız özellikler bulabilirsiniz.
Kendinize teşhis koymakta kaçının, kafanız çok karışırsa da bir uzmana
danışın.
Unutmayın!
“Delireceğimizi çoğu zaman hissedebiliriz ancak yaşadığımız
sorunların farkında olmamız bizi delilerden ayıran en önemli
özelliğimizdir.”
|