Yeni Sayfa 1
 
 

www.yeniden.org.tr  

       BAĞIMLILIK BİLGİ MERKEZİ

 

4pt

a

MADDELER
TEMEL BİLGİLER
KİŞİYE ÖZEL
Anne Babalar İçim
Eğitimciler İçin
Arkadaşlar İçin
Dok. ve Eczacılar İçin
Alanda Çalışanlar İçin
ÖZEL SAYFALAR
Bağımsız Yazıları
Alkol Hakkında Her Şey
Bir Kahvenin Hatırı
Psikanalitik Yazılar
KENDİNE YARDIM
MERAKLISI İÇİN
YAYINLAR
BAŞVURU
BAĞLANTILAR
 
 
 
 

Reklam

 

Sitemizin yapımı devam etmektedir.Bu nedenden dolayı oluşan hatalardan dolayı özür dileriz.

 

 

Bu web sitesi, Kültegin Ögel’in danışmanlığında hazırlanmıştır

DİKKAT:
Bu sitede yer alan bazı belgeler Winrar programıyla sıkıştırılmıştır. Ayrıca belgelerin içeriklerini okuyabilmeniz için de Adobe reader'e ihtiyacınız olacaktır. Bu programları indirmek için tıklayın…

www.yeniden.org.tr

      A

      Bilgi Merkezi Ana Sayfa  > Meraklısı için > Bilgiler

 

LSD VE YARATICILIK ARASINDAKİ İLİŞKİ NEDİR?

Derleyen: Defne Satgan

Bu soruya cevap vermeden önce, neden LSD ve yaratıcılık arasında böyle bir ilişki aradığımızı açıklamak gerekiyor. Bunun en önemli nedeni; LSD’nin bir hallüsinojen olarak zaman ve duyu algısını bozması, duygusal çekingenlikleri ortadan kaldırması, renkleri daha parlak hale getirmesi ve ses algısını arttırmasıdır. LSD’nin bu etkilerinin kişinin yaratıcılık sürecinde önemli bir yeri vardır. Bu nedenle LSD’nin, kişinin yaratıcılığını arttıran, “zihin açıcı” bir madde olduğu düşünülmektedir. Ayrıca, 1950’li yıllardan itibaren LSD, entellektüeller arasında yaygın hale gelmiştir. Dr. Oscar Janiger’in bir araştırmasında deneklerden bir tanesi; bir “asit trip”inin dört yıllık sanat okulunda okumaya eşdeğer olduğunu iddia etmiştir (Ungerleider, 1968).   

1950’lerden itibaren, psikedelikler daha etkili ve ulaşılabilir hale geldiklerinden, hallüsinojenin yaratıcılık süreci üzerindeki etkisini inceleyen bir çok araştırma yapıldı. En çok ilgilenilen nokta; zihnin bu tip  “zihin açıcı” maddelerin etkisi altındayken nasıl çalıştığıydı. Bu problemi çözmeye çalışırken; LSD ve yaratıcılık arasındaki ilişkiyle ilgili olarak cevaplanması gereken üç soru çıkıyor karşımıza:

1) LSD yaratıcılık sürecini madde kullanımı sırasında mı geliştiriyor?

2) LSD düşüncenin orjinalliğinde veya icrasında uzun süreli bir gelişim sağlıyor mu?

3) LSD deneyimi kişinin sanatsal değerlendirmelerinde veya yaratıcı ifadelerinde gelişme sağlıyor mu? (Ungerleider, 1968). 

Bugüne kadar yukarıda sorulan ilk soruya cevap vermek üzere düzenlenmiş bir çok araştırma yapılmıştır. Bunlardan birinde (Harman, McKim, Mogar, Fadiman, & Stolaroff, 1966); deney ortamına daha önce çözümleyemedikleri bir problemle gelen yüksek derecede motive bir grup bilim adamı, mühendis ve yöneticiye 200 mikrogram meskalin verilmiştir. Ardından deneklere birtakım yaratıcılık testleri uygulanmıştır. Daha sonra da; her deneğe seçtiği problem üzerinde çalışabilmesi için üç-dört saatlik bir süre verilmiştir. Sonuçta; meskalin verilen deneklerin yaratıcılık testlerinde belirgin bir gelişim gösterdikleri gözlenmiştir. Ayrıca bu denekler; yeteneklerinde gelişme kaydettiklerini belirtmişlerdir. Bu çalışmada, veriler LSD’nin yaratıcılığı arttırıcı etki yaptığını göstermesine rağmen, madde kullanılmadan yapılacak bir beyinfırtınası oturumunun aynı etkiyi yapıp yapmayacağı bilinmemektedir (Barber, 1970).   

Bir ressamın LSD etkisi altında yaptığı çalışmaları değerlendiren başka bir araştırma sonucuna göre; ressamın uyuşturucunun etkisindeyken ürettiği resimler “yaratıcılık anlamında hiçbir yeni öğe içermemekte, fakat şizofrenide gözlenenlere benzer psikopatolojik belirtileri yansıtmaktadır” (Solomon, 1964). 

Diğer bir araştırmada, dört tane grafik sanatçısına, LSD veya meskalin etkisi altındayken çizimler yaptırılmıştır (Berlin, Guthrie, Weider, Goodell, & Wolff, 1955). Sonra bir grup seçilmiş sanatçıdan, maddenin etkisi altında yapılan çizimlerle, sanatçıların normal çalışmalarını karşılaştırmaları istenmiştir. Jürinin belirttiğine göre; uyuşturucu madde, çizgilerin teknik uygulamalarında ve renklerin yerleştirilmesinde bozukluklara yol açmıştır. Ayrıca; renklerin ve çizgilerin bozulması çizimleri daha az kontrollü ve daha özgür hale getirdiği için çizimlerin daha yaratıcı olduğu ve daha fazla estetik değere sahip olduğu belirtilmiştir (Barber, 1970). 

İkinci soruya yanıt arayan bir araştırmada; 72 gönüllü lisans öğrencisi üç gruba ayrılmıştır. Deney grubuna 200 mikrogram LSD, karşılaştırma gruplarından birine az miktarda LSD (25 mikrogram), ve diğer karşılaştırma grubuna 20 miligram amfetamin verilmiştir (McGlothlin, Cohen, & McGlothlin, 1967). Uyuşturucu maddeler, en iyi deney sonuçlarını elde etmeyi sağlayacak en uygun koşullarda deneklere verilmiştir. Ardından, bu üç gruba bir dizi yaratıcılık testi uygulanmıştır. Sonuçlar göstermiştir ki; üç grup yaratıcılık testlerinde iki haftalık ve altı aylık değerlendirmelerde belirgin bir farklılık göstermemişlerdir. Denekler, daha az çekingenlik ve endişe hissettiklerini, problemlere daha geniş bir çerçeveden bakabildiklerini, daha akıcı olduklarını, yüksek konsantrasyona sahip olduklarını, diğer kişilerle empati kurabildiklerini, daha motive olduklarını ve bilinçaltının daha ulaşılabilir hale geldiğini belirtmişlerdir. Test sonuçları yaratıcılığın gelişmişliği yönünden hiçbir değişiklik göstermemiştir. LSD yaratıcılık testlerinde performansı arttırmamasına rağmen, müzikal yorumlamaları ve öznel olarak yaratıcılık geliştirdiği düşüncesini arttırdığı gözlenmiştir (Barber, 1970 & Ungerleider, 1968).  

Bu araştırmada olduğu gibi, diğer araştırmalardaki bütün LSD denekleri, estetik faaliyetlere olan ilgilerinde bir artış olduğunu belirtmişlerdir. LSD denekleri, maddenin etkisinden çıkarlarken yenilenmiş estetik değerlere sahip olduklarını belirtmişlerdir ki bu da LSD ile yaratıcılık arasındaki üçüncü sorumuza yanıt olarak verilebilir. Bunun tersi olarak; uyuşturucu ile yaratıcılık arasında bir ilişki olduğu varsayıldığı için yaratıcı insanlar, alkol ve uyuşturucu madde tüketiminin onlardan beklenen bir hareket olduğu hissine kapılabilmektedirler (Plucker & Dana, 1998). 

Yukarıda sözü geçen araştırmalarda, LSD’nin normal insanların yaratıcılığı üzerinde yaptığı etkiyi inceledik. Peki LSD’nin belirgin şekilde yaratıcı olan insanlar üzerindeki etkisi nedir? 1964 yılında yürütülen bir araştırmada; en az bir kez psikedelik deneyim yaşadıklarını belirten 91 adet ödüllü ve övülen sanatçı ele alınmıştır (Baron, 1965). Sanatçıların %81’i psikedelik sanatçı olduklarını, çalışmalarının psikedelik deneyimlerini yansıttığını ve bunun kimayasal bir teşvikle ilgili olmadığını belirtmişlerdir. Sanatçıların %70’i uyuşturucu madde deneyiminin çalışmalarının içeriğini etkilediğini, %54’ü renkleri kullanma tekniklerini geliştirdiğini, ve %52’si ilk deneyimden itibaren sanatta daha derin bir bakış kazandıklarını vurgulamışlardır.

Özetlemek gerekirse, psikedelik maddelerin yaratıcılığı arttırdığı hipotezi açık olarak doğrulanmış veya reddedilmiş değildir. Fakat, söylenebilecek şey şudur, (Baron, 1965)

 

hallüsinojenler,

yaratıcılığın oluşmasını sağlayamaz,

yalnızca bireyin sahip olduğu yaratıcılığı açığa çıkarabilir.

 

 

Kaynaklar

Barber, T. X. LSD, Marihuana, Yoga and Hypnosis. Chicago: Aldine Publishing Company. 1970

Einstein, S. The Use and Misuse of Drugs: A Social Dilemma. California: Wadsworth Publishing Company. 1970.

Pinchbeck, D.(1998). Listening to acid. The Village Voice. Vol.43, Iss.8, p.53-55

Plucker, J. A., Dana, Q. R.(1998). Alcohol, tobacco, and marijuana use: Relationships to undergraduate students’ creative achievement. Journal of College Student Development. Vol.39, Iss.5, p. 472

Solomon, D. LSD, The Consciousness-Expending Drug. New York: GPPS. 1964

Underleider, J. T. The Problems and Prospects of LSD. Illinois: Charles Thomas. 1968

http://www.levity.com/aciddreams/samples/creativity.html

http://www.siena.edu/boswell/Drug%20Projects/Susan/drugs.htm

 

 

 

Tüm Hakları Saklıdır. www.yeniden.org.tr 2008                  Tasarım Bayram İLYASOĞLU