|
Kafeinin etki
mekanizması, beyne giden kan damarlarını daraltmak, böylelikle
beynin savunma tepkisi olarak uyanık ve aktif kalmasını sağlamak,
aynı zamanda adrenalin salınımını fazlalaştırarak ve dopamin
depolarını harekete geçirerek insana kısa süreli bir mutluluk ve
keyif hali sağlamaktır. Adrenalinin etkisi, uyanıklık ve aktifliğin
artması, dopaminin etkisi beyindeki keyif merkezlerinin uyarılması
ve pozitif bir ruh halinin sağlanmasıdır.
Kafeinin kısa
dönem etkilerinden olan uyanıklık, aktiflik,ve keyifli olma hali ,
madde devamlı ve düzenli halde kullanıldığında, uzun dönemde
bağımlılık oluşmasına sebebiyet verebilmektedir. Kafeinin uzun dönem
etkileri arasında, mide asitlerini arttırması, ülser oluşumuna ve
vücutta kalsiyum azalmasına neden olması da bulunmaktadır.
Kafein,
vücuttaki yan etkilerinin türü açısından kokainle benzerlik
göstermekte olsa da kafeinin yan etkileri daha hafiftir ve kullanımı
bırakınca ortaya çıkan semptomlar kokain kadar yıkıcı kabul
edilemez.
Kafeinin neden olduğu sorunlardan birkaçı kafein
zehirlenmesi, kafein bağımlılığı, kafeine bağlı uyku bozuklukları,
kafein merkezli sinirsel sorunlar, ve kafein kullanımının
bırakılmasıyla ortaya çıkan yan etkilerdir. Aşırı sinirlilik ve
huzursuzluk durumu, uykusuzluk problemi, panik atak sorunu ve
hamilelik gibi durumlarda doktorlar kafein kullanımını azaltmayı
hatta tamamen kesmeyi önermektedir.
Ayrıca yüksek tansiyonu olan
kişilerin de kafein kullanım miktarlarına, doktorlarına danışıp
karar vermeleri tavsiye edilmektedir. Bunun dışında, yaşlılarda,
kafein kullanımının kalça çıkığı, ve kemik yoğunluğunun azalması
gibi sorunlarla bağlantısına da dikkat çekilmektedir.
|