|
Madde
kullanımını anlayabilmek için kişilik, aile ve çevre gibi temel
etmenlerin gözardı edilmemesi gerekmektedir. Eğer bu etmenlerden bir
tanesi yeteri kadar güçlü bir olumsuz etkiye sahipse, diğerlerinin
olumsuz etkileri minimal olsa dahi yine kişide madde kullanma
olasılığı yüksektir. Bu etmenlerden bir veya daha fazlası güçlü
pozitif etki gösteriyorsa, kişi yüksek risk altında olsa dahi bu onu
madde kullanımına karşı koruyabilmektedir.
Ergenlerin
madde kullanımı daha çok kollektif bir davranıştır. Bu sadece
kültürel olarak şekillenen veya sosyal olarak kontrol edilen bir
davranış değil neredeyse tamamen bir grup eylemidir. Gencin kişisel
deneyimi ve tercihinden çok diğerlerine bir performans gösterisidir.
Kişisel tercihlerden çok davranışının diğerleri tarafından algılanış
şekli önem kazanmaktadır. Madde kullanımına yol açan çeşitli
etmenleri şu şekilde özetleyebiliriz.
-
Arkadaş
grubuna bağlı etkenler
-
Ebeveyne
bağlı etkenler
-
Kişiye
bağlı etkenler
-
Biyolojik
etkenler
-
Toplumsal,
kültürel, sosyal etkenler
Arkadaş grubuna
bağlı etkenler
Arkadaş grubuna bağlı etkenler arasında en önemlisi kişinin
arkadaşlarının madde kullanmasıdır. Arkadaşları madde kullanan bir
kişinin madde kullanması beklenebilir bir durumdur. Arkadaş grubunun
madde kullanımı ile ilgili tutumları da kişinin madde kullanmasında
rol oynamaktadır. Madde kullanımına yönelik olumlu tutumu olan
arkadaş grubu olan kişilerde madde kullanımı daha sıktır. Arkadaş
grubuna bağlılık ve yönelmenin fazla olduğu kişilerde de yine madde
kullanımı daha sık olarak bulunmuştur.
Aile ve ebeveyn
Aile büyüklerinden biri madde kullanıyorsa, bu kişide madde
kullanımı daha sıktır. Ebeveynlerin madde kullanımı ile ilgili tutum
ve düşünceleri, madde kullanımı yönündeyse, kişide madde kulanım
riski artmaktadır. Ebeveynlerin madde kullanımı ve sapkın
davranışlara gösterdiği toleransın fazla olması da madde kullanımı
için risk oluşturmaktadır. Ebeveyn-çocuk arasında yakınlık ve
bağlılığın olmaması, ebeveynlerin çocuğun yaşamı ile ilgili olmaması
ve uygun olmayan disiplin yöntemlerinin varlığı madde kullanımını
artıran risk etkenleri arasındadır.
Bireysel
etkenler
Erken çocukluk döneminde öfkeli, sinirli olma, erken yaşlarda
davranım sorunları olan kişilerde madde kullanımı daha fazladır. Öte
yandan içine kapanık, duygularını ifade etmekte güçlük çeken,
kendini ortaya koyamayan gençlerde madde kullanımı ve bağımlılık
riski yine yüksektir. Çeşitli yaşam becerileri eksik olan kişilerde
madde kullanımı daha yaygın olarak bulunmuştur. Buna örnek olarak,
sorun çözme yetisi düşük olan, dürtülerini ve öfkesini kontrol
edemeyen, stresle başa çıkmakta zorluk çeken, çevre baskısına karşı
koyamayan kişiler verilebilir. Okulda başarısızlığı olan veya
tehlikeli davranışlar sergileyen ergenlerde madde kullanım riski
yüksek olarak bulunmuştur. Erken yaşta madde kullanmaya
başlayanlarda, bağımlılık riski çok daha fazladır.
Biyolojik
etkenler
Genetik yüklülük, maddelere verilen fizyolojik tepkiler ve ergende
var olan nöropsikolojik eksiklikler de ergenlerde madde kullanım
riskini artıran etkenler olarak belirtilmiştir.
Sosyal ve
çevresel etkenler
Düşük sosyoekonomik düzey bazı ülkelerde bir risk etkenidir. Nüfusun
çok ve fiziksel şartların kötü olması da madde kullanımı için bir
risk olarak bulunmuştur. Yüksek suç işleme oranı olan ortamlarda
madde kullanım oranı da yüksektir. Aynı şekilde yaygın madde
kullanımı olan ortamlarda ve maddeye ulaşmanın kolay olması da
ergende madde kullanım riskini artırmaktadır.
Yazan: Doç. Dr.
Kültegin Ögel
|