|
Onun
farklı olduğunu kabullenmek:
Onun farklı olduğunu kabullenmek gerekir. Evdeki diğer çocuklardan
davranışları farklı olabilir. Diğerlerinin gösterdiği tepkilerden
farklı tepkiler gösterebilir. Aile çevresinde böyle bir çocuk
görmediklerinden yakınır. Onun zaten farklı bir çocuk olduğu için
madde kullanmaya başladığı unutulmamalıdır.
Duyguları kontrol etmek: Anne ve baba duygularını kontrol etmek
zorundadır. Kimsede kabahatin olmadığını, sorunun çocukla
aralarındaki ilişkide olduğunu kabullenmelidir. Her şey yeni
başladığını düşünmeli, ümitsizliği bir kenara bırakmalıdır.
Sınırları koymak: Anne-baba çocuğuna sınır koymayı öğrenmelidir.
Bu çocukların sınır koymakta ve kurallara uymakta güçlük çektiğini
biliyoruz. Bu nedenle, aile yeni stratejiler geliştirerek, onun
kurallara uymasını sağlamalıdır. Bu kurallar baskı biçiminde
olmamalı, ortak bir yol geliştirilmeye çalışılmalıdır. Bunun için
gerekirse, profesyonellerden yardım almalıdır.
Sorumluluğunu almasını sağlamak: Çocuğun kendi sorumluluklarını
almayı öğrenmesi çok önemlidir. Madde bağımlısı olanlarda,
sorumluluk alma ve kendi sorumluluklarını yüklenme oranı çok
düşüktür. Bu gençler ve çocuklar tüm sorumluluklarını başkalarına
yüklemeye çalışırlar. Böylece yaşamlarının sorumluluğunu almaz ve
madde kullanmaya devam ederler. Aynı şekilde kendi bedenlerinin
sorumluluğunu da almadıkları için, madde kullanımı ne kadar zarar
verirse versin madde kullanmaya devam ederler.
Beklentilerini düşürmek: Anne-babanın amacı, onun zarar
görmesini azaltmak olmalıdır. Bambaşka bir çocuk haline getirmek
gibi bir hedef olamaz. Bunun için de öncelikle onun farklı olduğunu
kabullenmek gerekir.
Yeni
beceriler kazanmak: Anne-baba
çocuğuyla başa çıkabilmek için yeni beceriler kazanmak zorundadır.
Örneğin, çok kolay öfkeleniyorsa, öfkesini kontrol etmeyi
öğrenmelidir. Çatışmaları çözme yöntemleri konusunda kendisini
geliştirmeli ve yeni beceriler edinmelidir.
Yeni
stratejiler geliştirmek:
Anne-baba bugüne kadar uyguladığı yöntemlerin başarısız olduğunu
kabullenmelidir. Eğer, anne babanın bugün kadar uyguladığı yöntemler
başarılı olsaydı, zaten çocuk uyuşturucu madde kullanmayacaktı. Bu
nedenle, başarısız yöntemler tekrar uygulanmamalı ve bir kenara
bırakılmalıdır. Aile farklı sorun alanları için, yeni ve farklı
yöntemler geliştirmek zorundadır.
İlk
adımı atan olmak: Ergenler, ergenliğin verdiği doğal isyankarlık
ortamlarında anne-babaları ile uyuşmayı genelde ret ederler.
Sonuçları ne olursa olsun, her şeyi göze alıp uyuşmazlığı tercih
edebilirler. Bu nedenle öncelikle anne-babanın değişmesi gereklidir.
Anne-baba değişince o da değişmeye başlar. Bir başka deyişle,
anne-baba bir “büyüklük” yapmalıdır.
Çocukla iletişimin kalitesini artırmak: Ebeveynlerin,
çocuklarının uçucu madde kullandıklarından çok geç haberdar
oldukları gözlenmiştir. Bir araştırmada çocukların %18’i uçucu madde
kullandığını belirtirken, ebeveynlerin sadece %1’i çocuklarının
uçucu madde kullandığını ifade etmiştir. Bu da, anne-babanın
iletişiminin aslında çocukla ne kadar düşük olduğunun bir
göstergesidir. İyi iletişim için, iyi dinlemek gerekir. Dinlemek,
konuşmak değildir. Onu anlamaktır. Dinlemek, onu dinlediğini ve
anladığını göstermektir.
Hayatı sürdürmek: Anne-baba hayatını o çocuğu üstüne
odaklamamalıdır. Bir yandan onunla uğraşırken, hayatını da
sürdürmeye özen göstermelidir. Bu şekilde evdeki diğer çocukları
koruyabilir ve onların madde kullanan kardeşlerinden etkilenmesini
azaltabilir. Yine bu şekilde anne-baba kendini koruyabilir ve uzun
süreli olarak madde kullanan çocuğu ile uğraşabilir. Yoksa kısa
sürede yorulur ve yarı yolda kalır. Öte yandan, ailenin tüm
üyelerinin ilgisinin tek kişiye odaklanması sonucu, madde kullanan
genç bu ilgiyi kaybetmemek için madde kullanmayı da sürdürebilir.
Onu
anlamak: Onu ve yaptıklarını anlamak zorundayız. O kendi
doğrularını yapıyor ve yaşıyor. Onun doğruları bizim doğrularımızdan
farklı olabilir. Bazı davranışlarını, bilerek yapmadığını da
kabullenmemiz gerekiyor. Eleştirilmesi gereken onun kendisi değil,
davranışları olmalıdır.
Çatışmaları çözmek: O öfkeliyken tartışmaktan kaçınmak gerekir.
Çatışma ertelenmelidir. Örneğin, o sinirlendiği zaman tepki
göstermek yerine, o sakinken ve her şey yolundayken onunla sorunları
konuşmak daha yararlı olacaktır. O maddeliyken tartışılmak yerine,
ayıldıktan sonra gerekli olanlar konuşulmalıdır. Çatışmalar
tartışmayla ya da kavgayla çözülemez!
Onu
desteklemek: Unutmayalım!
Onun da yaptığı doğru şeyler var. Hep onun kötülerinin ya da
yanlışlarının üstüne odaklanmak, başarıyı getirmez. Bu nedenle,
olumlu davranışları da görülmeli ve bu davranışları yüzünden
övülmelidir. Kimi zaman olumlu davranışları dolayısıyla
ödüllendirilebilir. Kötü davranışlar yerine iyi davranışlar üstüne
konsantre olunmalıdır. |