|
Bir gün okuldan
aradılar ve oğullarının arkadaşlarıyla esrar içerken
yakalandığını bildirdiler. Anne ve babanın her ikisi
de büyük bir üzüntüye kapıldı. Hem üzülüyorlar, hem
de bir yandan nerede hata yaptık diye
düşünüyorlardı. Ama bu iki olumsuz duyguyu bastıran
bir korkuları vardı “çocuğumuz uyuşturucu bağımlısı
oldu!” |
 |
|
|
|
 |
Onunla ilk
karşılaştıklarında bu duygularını fazla belli
etmediler. Bu konuyu daha sonra konuşacaklarını ona
bildirdiler. Amaçları biraz zaman kazanmak ve bir
uzmana danışmaktı. Oğullarına da bir uzmana
danışmaya gelmesini söylediler ama o buna gerek
olmadığını ve artık esrarı bıraktığını söyledi.
Fazla ısrar
etmediler ve bir uzmana danışmaya gittiler.Uzmandan
aldıkları bilgiler doğrultusunda öncelikle eve gidip
esrar ve diğer bağımlılık yapan maddeler hakkında
bilgilendiler. İlgili internet sitelerine girdiler,
kitaplar okudular. Artık konuyu en azından oğulları
kadar iyi biliyorlardı. |
|
|
|
Oğullarını karşılarına alıp
birlikte konuştular. “Esrarı içmek doğru mu yanlış mı bunu
tartışmıyoruz. Ama bizim ailemiz ve aile değerlerimiz bu tür
maddeleri kullanmaya karşı. Bu nedenle biz senin esrar
kullanmanı istemiyoruz” dediler ve eklediler “biz hep senin
yanındayız. Ama esrar kullanmaman şartıyla…”. Daha sonra
hep birlikte okula gittiler. |
|
|
Okul idarecileri
çocuğun okuldan uzaklaşmasını istiyorlardı.
Çocuklarını okuldan uzaklaştırmak istemediklerini,
çocuklarının bir daha yapmayacağına söz verdiğini
bildirdiler. Okula bu konuda hep birlikte
çalışmaları gerektiğini bildirdiler. Okulun ve
rehber öğretmenin de bu konuda bilgilenmesi
gerektiğini vurguladılar. Okulla yakın bir ilişki
kurdular ve sık sık okula görüşmeye gittiler. |
 |
|
|
|
 |
Yine uzmandan aldıkları
bilgiler doğrultusunda, oğullarının arkadaşlarının
anne ve babalarını aradılar ve onlarla buluştular.
Sık sık görüşmeye karar verdiler. Görüşmelerde
birbirlerinden çocukları hakkında bilgi toplamaya
başladılar. Kimi zaman telefonla riskli durumları,da
birbirlerini haberdar ettiler. Artık ocuklara karşı
onlarda bir “network” kurmuşlardı ve her şeyden
haberleri oluyordu. Bu “network” ten çocuklarını çok
fazla bilgilendirmediler. |
|
|
|
Bir
ay sonra tekrar kullandığını öğrendiler. Bunu
duyunca çok yıkıldılar. Her şeyin bittiğini
düşündüler. Ama oğullarıyla konuşurken öfkelerini
değil, kırgınlıklarını belirttiler. Oğullarının
duyduğu pişmanlığı görünce biraz olsun kendilerini
teselli ettiler.
O, kızmadıkları için
kendini daha da suçlu hissetmişti. Madde kullanımı
sorununda mücadelenin uzun sürdüğünü, bu tür iniş ve
çıkışların olabileceğini öğrenince biraz
rahatladılar ve yılmadan, yorulmadan ama sakin
olarak mücadeleye karar verdiler. |
 |
|
|
|
 |
Daha önceki
alışkanlıklarını değiştirmeye karar verdiler. Anne
her zaman oğlunun odasını toplar, temizlerdi.
Odasının sorumluluğunu ona vermeye karar verdiler.
Ona “sen artık 16
yaşında bir gençsin. Senin odana girmem doğru değil.
Sen odandan sorumlu olmalısın” diye bu kararı ona
anlattılar. Harçlığını haftalığa çevirdiler ve ek
para vermediler. Böylece sorumluluklarını almasını
ona öğretmeye çalıştılar. |
|
|
|
Yine de içleri rahat
etmiyordu. Acaba kullanıyor olabilir miydi? Sürekli
takip etmek onları yormaya başlamıştı. Takip
oğullarıyla olan ilişkilerini de bozuyordu. Bu
konuda tartışmaya başlamışlardı. Bunun üzerine
uzmandan yardım alıp, tekrar oğullarıyla görüştüler.
Düşüncelerini şu şekilde özetlediler “biz seninle
kullandın, kullanmadın tartışmasını yaşamak
istemiyoruz. Bunun bizim ilişkimizi bozmasını
istemiyoruz. Bu nedenle eğer sen de istersen belli
aralıklarla idrar testi alalım. Biz de seni bundan
sonra takip etmeyelim. Böylece ilişkimiz
bozulmasın”. |
 |
|
|
|
 |
3-4 ay sonra her şey
yoluna girmeye başladı. İlişkileri düzelmişti. Anne
ve baba bu konuyla ilgili dikkatlerinin uzun süre
daha devam etmesi gerektiğini biliyorlardı.
Ama yaşayarak bu
sorunla nasıl başa çıkacaklarını öğrenmişlerdi…
|
|