Yeni Sayfa 1
 
 

www.yeniden.org.tr  

       BAĞIMLILIK BİLGİ MERKEZİ

 

4pt

a

MADDELER
TEMEL BİLGİLER
KİŞİYE ÖZEL
Anne Babalar İçim
Eğitimciler İçin
Arkadaşlar İçin
Dok. ve Eczacılar İçin
Alanda Çalışanlar İçin
ÖZEL SAYFALAR
Bağımsız Yazıları
Alkol Hakkında Her Şey
Bir Kahvenin Hatırı
Psikanalitik Yazılar
KENDİNE YARDIM
MERAKLISI İÇİN
YAYINLAR
BAŞVURU
BAĞLANTILAR
 
 
 
 

Reklam

Alkol sorularınız için...

Uyusturucu sorularınız için...

Depresyon sorularınız için...

 

 

 

Bu web sitesi, Kültegin Ögel’in danışmanlığında hazırlanmıştır

DİKKAT:
Bu sitede yer alan bazı belgeler Winrar programıyla sıkıştırılmıştır. Ayrıca belgelerin içeriklerini okuyabilmeniz için de Adobe reader'e ihtiyacınız olacaktır. Bu programları indirmek için tıklayın…

www.yeniden.org.tr

      A

      Ana Sayfa > Bilgi Merkezi Ana Sayfa  > Hekim ve eczacılar için > Bilgiler

 

BAĞIMLILIK YAPAN MADDELERİN ETKİLERİ

 

 
Maddelerin resimlerini görmek için bağımlılık yapan maddeler sayfasına bakınız

TÜTÜN
Tütün dünyada en yaygın kullanılan bağımlılık yapıcı maddedir. Tütün kullanımını bırakanların %70'i ilk üç ayda tekrar kullanmaya başlamaktadır. Bu oran bize tütünün ne kadar bağımlılık yapıcı bir madde olduğunu göstermektdir. Yanan tütün kül dışında üç önemli öğe oluşturur oluşur: katran (birçok karsinojen madde içerir), nikotin (uyarıcı bir maddedir, norepinefrin salınımını artırır) ve karbon monoksit Kalp ve solunum sistemi üstüne etkileri: Koroner kalp hastalığı, obstrüktif akciğer hastalığı, serebrovasküler hastalıklar ve periferik damar hastalıklarının tütün kullanımı ile yüksek oranda ilişkili olduğu saptanmıştır. Koroner kalp hastalığına bağlı ölümlerin %30'u tütün kaynaklıdır. Günde iki paket sigara içenlerde ölüm oranı içmeyenlere göre iki kat artmaktadır. Sigara içenlerin %50'si, içmeyenlerinse sadece %25'i 75 yaşından önce ölmektedir. Sigarayı bırakanlarda bile koroner kalp hastalığı geçirme riski içmeyenlere göre iki kat yüksek bulunmuştur. Kanser: Akciğer kanserlerinin %80-90’ı tütün kullananlarda görülür. Akciğer kanseri daha çok katran ile ilişkilidir. Bunun dışında tütün içenlerde mesane kanseri görülme oranı kullanmayanlara göre iki kat daha yüksektir. Ayrıca larenks, özefagus ve pankreas kanserinin de tütün ile ilişkisi saptanmıştır. Gebelik: Gebelikte tütün kullanımı erken ve spontan doğuma, fetus ve çocuk ölümüne ve düşük doğum ağırlığına neden olmaktadır.

ESRAR (Cannabis)
Esrar, hint keneverinden elde edilen bir maddedir. 421 çeşit kimyasal madde içermektedir. Etkin maddesi tetrahidrokannabioldür. Sarıkız, kuru, ot, joint, derman, giye olarak da adlandırılmaktadır. İşleniş biçimine göre bazı farklılıklar gösterir ve bunlara göre farklı isimler alır. Bunlar arasında Marijuana, Gubar, Ganja sayılabilir. Kullanış biçimi: Genellikle sigaraya sarılarak dumanı içe çekilir. Kimi zaman kek ya da lokum içine katılarak yenebilir. Etkileri: Alındıktan sonra yarım saat içinde etki gösterir ve etkileri 3 saat içinde kaybolur. Yağ dokusuna geçtiği için bu süre 8-12 saati bulabilir. Taşikardi, ağız kuruluğu, iştah artışı gözlenir. Psikolojik etkileri, alan kişinin içinde bulunduğu ruh haline, maddenin miktarına, ortama ve geçmiş deneyimlere göre değişkenlik gösterir. Bu etkiler arasında renk, ses ve zaman algısında değişiklikler, öfori, relaksasyon sayılabilir. İnhibisyonun kalkması, konsantrasyon azalması, koordinasyon bozukluğu görülebilir. İştah artar, muhakeme bozulur, konuşkanlık gözlenir. Flash back’ler halüsinojenlerdeki kadar sık olmasa da, görülebilir. Yan etkileri: Akciğerlerde kansere ve bronşite neden olabilir. Bu etkisi sigara ile karşılaştırıldığında beş kat yüksektir. Kuru öksürük, larenjit, farenjit görülebilir. Kimi zaman panik, korku, kuşku hali ortaya çıkabilir. Testosteron düzeyini azalttığı saptanmıştır. Bellek bozukluklarına ve konsantrasyon kaybına neden olabilir. Refleksleri bozduğu için araba kullanılması sakıncalıdır. Kronik esrar kullanımı ile ortaya çıkan ve motivasyon yokluğuyla seyreden bir tablo tanımlanmıştır. Apati, hedefe yönelik etkinlik kaybı, yeni sorunları çözme yeteneğinde kayıp gözlenmektedir. Esrar kullananlarda izole uvulit bildirilmiştir. Yaygın gingival hiperplazi, periodontal hastalıklar gözlenmiştir. Yüksek doz: Esrar kullanımında paranoid hezeyanlarla karakterize psikotik bir tablo görülebilir. Çok yüksek dozda alındığında konfüzyon ve bilinç kaybıyla giden toksik deliryum gelişebilir. Bu durumda sakin ve kişinin kendini güvende hissedeceği bir yerde yapılacak bir konuşma oldukça yararlı olur. Benzodiazepinler kullanılabilir. Eğer psikotik belirtiler belirginse, o zaman düşük doz antipsikotik ilaç başlanabilir (haloperidol,-Norodol 5-10mg). Belirtiler düzelir düzelmez, bir iki gün içinde ilaçlar kesilmelidir. Yoksunluk: Fiziksel yoksunluğu yoktur. Ancak alınmadığı zaman yerinde duramama, sinirlilik, huzursuzluk, gerginlik, uykusuzluk ve iştah kaybı gözlenebilir. Tolerans: Yavaş gelişir Bağımlılık potansiyeli: Düşük

EROİN
Eroin, afyon haşhaşı bitkisinin asit anhidritle işlemden geçirilmesiyle elde edilir. Morfin ise doğal yollardan elde edilen bir opioiddir. Açık kahverengi bir toz şeklindedir. Eyç (H), beyaz, toz, peynir adlarıyla anılır. Kullanış biçimi: Sigaraya sarılarak (koreks adı verilir), buruna çekerek, alüminyum folyo üstünde ısıtılıp buharı içe çekilerek (kaydırma adı verilir) ve intravenöz yolla (Shot adı verilir) kullanılabilir. Etkileri: Alındıktan kısa bir süre sonra etki göstermeye başlar. Etkisi 4-6 saat sürer. Bu nedenle günde en az iki üç kez kullanılması gerekir. Öfori, ağrı hissinin kaybı, kalp ve solunum hızında yavaşlama, yüz kızarması, kan basıncında artma görülür. Pupiller daralır. Kusma ve konstipasyon oluşur. Konuşma yavaşlar, beden ısısı düşer. Karında orgazm benzeri kramplar olur. Yan etkileri: Pnömoni, tüberküloz eroin kullananlarda sık görülür. Eroin burun septumunda delinmelere yolaçabilir. İntravenöz kullanımla ciddi sorunlar gelişir. Özellikle hepatit, HIV gibi enfeksiyonlar bulaşabilir. Septisemi ve septik emboli oluşabilir. Enjeksiyon yerinde hiperpigmentasyon gözlenir. Apse, gangren, vaskülit, enfektif endokardit (fungal ya da bakteriyel) gelişebilir. Yüksek doz: Solunum iyice yavaşlar, pupiller toplu iğne başı gibi olur ve koma gelişir. Pulmoner ödem gelişebilir. Tedavisi zehirlenmeler bölümünde anlatılmıştır. Yoksunluk: Son dozu takip eden 6-8 saat içinde ortaya çıkar. Tolerans: Çok hızlı gelişir Bağımlılık potansiyeli: Yüksek

KOKAİN
Çoğunlukla Güney Amerika’da yetişen koka ağacından elde edilir. Beyaz renkli bir tozdur. Kok ya da buz olarak adlandırılır. Crack ise kokainin içime hazır yüksek potensli bir formudur. Kullanış biçimi: Kokain sıklıkla buruna çekilerek kullanılır. Sigara gibi sarılarak ya da buharı içe çekilerek kullanılabilir. İntravenöz yolla tek başına ya da eroinle birlikte (speedball) kullanılabilir. Vagina, penis, rektum içine konarak da kullanılabilir. Etkileri: Uyarıcı etki gösterir. Etkisi alındıktan hemen sonra başlar, ancak etki yarım ila bir saat içinde sonlanır. Öfori, kendini iyi hissetme, canlılık, haz duygusunda artma, anksiyetinin kaybolması, kendine güven artışı, cinsel aktivite artışı gözlenir. Pupiller genişler, yoğun terleme olur. Beden ısısı ve kan basıncı artar. Yan etkileri: Paranoid tablolar ortaya çıkabilir ve psikoz gözlenebilir. Saldırgan davranışlar sıktır. Cilt altında böceklerin dolaştığını duyumsayan kişi cildine zarar verebilir. Genç kişilerde myokard enfarktı ve ani ölümler gözlenmiştir. Subaraknoid hemoraji, beyin enfarktı ve akciğer ödemi sık görülür. Seyrek olarak , ağız yoluyla kullanılmasını takiben barsakta gangrenler oluşturabilir. Bağışıklık sisteminin bozulmasına bağlı enfeksiyonlar sıktır. Hiperglisemi gözlenebilir. Kokainin uzun süre buruna çekilmesi burunda mukoza ve kıkırdak dokusunun nekrozuna ve perforasyonuna neden olur. Vokal kord paralizine, afoniye ve aspirasyon pnömonisine neden olabilir. Yüksek doz: Epileptik nöbetler, hipertermi, kardiak aritmi, solunum paralizisi ve ölüm görülebilir. Hipertansiyon, ajitasyon, diaforez, taşikardi ve delirium gözlenir. Tedavisi zehirlenmeler bölümünde anlatılmıştır. Kokaine bağlı olarak ortaya çıkan psikozlarda antipsikotik ilaçlar verilebilir. Antipsikotik ilaçlar öforiyi azaltmadan paranoid durumu düzeltir. Yoksunluk: Etkisi geçtikten sonra çok şiddetli bir depresyon, anksiyete, irritabilite ve durgunluk hali yaşanır. Tolerans: Çok hızlı gelişir. Bağımlılık potansiyeli: Yüksek

UÇUCU MADDELER
Uçucu maddeler başlığı altında uçucu, çözücü ve yapıştırıcı maddeler ele alınmaktadır. Bu maddeler arasında, yapıştırıcılar (Bally, UHU vb), tiner, yağ ve leke çıkarıcılar, elbise ve cam temizleyici sıvılar, aseton içeren kozmetik ürünler, kumaş boyası, çakmak gazı, benzin sayılabilir. Kullanış biçimi: Bu maddeler inhalasyon yoluyla burundan kullanılır. Çoğunlukla maddeler naylon torba içine konarak solunur. Kimi zaman daha çok madde koklayabilmek için baş naylon torba içine sokulabilir. Etkileri: Kısa bir süre içinde etki göstermeye başlarlar ve öfori, inhibisyonun kalkması, relaksasyon, koordinasyon bozukluğu, sersemlik, şaşkınlık, baş dönmesi, sarhoşluk hali ortaya çıkar. Canlı görsel, işitsel ve dokunsal varsanılar görülebilir. Yan etkileri: Taşikardi, senkop, ataksi, kan basıncında düşme, yaygın kas zayıflığı, kreatin fosfokinaz düzeyinde artış, EKG’de ST segmentinde çökme, ters T dalgası görülebilir. Gastrointestinal irritasyon vardır. Kalıcı beyin hasarı görülebilir. Yüksek doz: Bilinç bulanıklığı, yönelim bozukluğu, kardiyak aritmi, koma ve ölüm ortaya çıkabilir. Torbanın başa geçirilmesine bağlı boğulma sık görülür. Destekleyici tedavi yaklaşımları yeterlidir. Kullanımın kesilmesi ile belirtiler kısa zamanda düzelir. Tolerans: Hızlı gelişir Bağımlılık potansiyeli: Orta-yüksek

AMFETAMİN VE BENZERLERİ
(Efedrin, Captagon)
Ülkemizde Amfetamin ve türevlerinin kullanımı yasal değildir. Ancak yasal olmayan yollarla getirilmektedir. ‘Speed’ olarak adlandırılır. Kullanım yolu: Bunlar genellikle kapsül ya da tablet biçiminde olur, ağız yolu ile alınırlar. Amfetaminlerin damar yolu ile kullanımı da olabilir. Etkileri: Uyarıcı, zihin açıcı, performans artırıcı, zayıflatıcı etkileri vardır. Yan etkileri: Kronik kullanımı paranoyaya, hipertansiyona, damarlarda fibroid nekroza neden olur. Yüksek doz: Saldırganlık, hezeyan, şiddet davranışı, yönelim bozukluğu, dürtü kontrol bozukluğu, deliryum. Kardiak aritmi, başağrısı, konvülsiyonlar, serebrovasküler hastalık, subaraknoid kanama, koma ve ölüm ortaya çıkabilir. Etkileri kokaine göre çok daha uzun sürer. Yoksunluk: Sıkıntı, mutsuzluk, çökkünlük, güçsüzlük, hareketsizlik, kabuslar, fazla uyuma, başağrısı, terleme, intihar girişimi. Belirtiler 2-4 gün içinde en yüksek düzeye ulaşır. Tolerans: Orta Bağımlılık potansiyeli: Orta

BENZODİAZEPİNLER
Ülkemizde yeşil reçeteyle satılmaktadırlar. Bunlar içinde Diazem, Xanax, Rivotril, Ativan, Nervium sayılabilir. Rohypnol sık kullanılan bir benzodiazepindir, ancak halen ülkemizde satışı yasaktır. Kullanıcılar arasında ‘roş’ olarak adlandırılır. Rivotril ise “Roş 2” adıyla bilinir. Kullanış biçimi: Genellikle ağız yolu ile alınır. Rohypnol ezilerek eroinle birlikte damara da zerkedilebilir. Etkileri: Rahatlama, kaslarda gevşeme, anksiyetede azalma, uykulu hal, disinhibisyon. Yan etkileri: Uzun süre yüksek doz kullanımı ile bağımlılık oluşur. Yarılanma ömrü kısa olanların (Xanax, Ativan) bağımlılık yapma riski daha yüksektir. Yüksek doz: Fazla uyuma, nistagmus, dizartri, ataksi, solunum yavaşlaması, koma, ölüm. Yoksunluk: Anksiyete, gerginlik, rahatlayamama, sinirlilik, titreme, bulantı, uykusuzluk, taşikardi, kan basıncında yükselme, epileptik nöbet. Tolerans: Düşük Bağımlılık potansiyeli: Düşük

ECSTASY
MDMA (Metilen dioksi metamfetamin) adı verilen bir amfetamin türevidir. Etkileri hem amfetaminlere, hem de halüsinojenik maddelere benzer. Üstünde kuş, fil vb. resimler bulunan tabletler biçiminde satılır. ‘Beyaz kumrular’ olarak adlandırılır. Ecstasy adı altında başka maddeler de satılmaktadır. Bunlar arasında MDEA ve MDA sayılabilir. MDEA amfetamine, MDA ise halüsinojenlere benzer etki gösterir. Kullanış biçimi: Ağız yolu ile alınır. Daha çok eğlence yerlerinde bulunur. Etkileri: 20-60 dakika içinde etki gösterir, etkisi 4-6 saat sürer. Canlılık, hareketlilik, enerji artışı, karşı cinse karşı yakınlık, güven duygusu, sıcaklık, algı değişiklikleri görülür. Yan etkileri: Beden ısısında, kan basıncında ve nabızda artma, sıvı kaybı, pupillerde daralma, terleme, ecstasy kullanmadan hiçbirşeyden zevk alamama. Karaciğer yetmezliği ve koordinasyon bozukluğu görülebilir. Astım, hipertansiyon, depresyon ve epilepsi hastaları bu maddeyi kesinlikle kullanamaz. Ecstasy kullananlarda ani ölümler olabilir. Bunların nedeni dehidratasyon, beden ısısında artış ve alınan maddenin gerçekte ne olduğunun bilinmemesidir. Yoksunluk: Boşluk duygusu, yorgunluk, başağrısı, başdönmesi Tolerans: Orta Bağımlılık: Düşük

ANTİKOLİNERJİK MADDELER/İLAÇLAR
Bunlar arasında biperiden (Akineton), atropin (boru otu, güzel avrat otu), skopolamin, enandramin (Dramamine), bazı antidepresan ilaçlar (Tofranil, Laroxyl) sayılabilir. Kullanış biçimi: Ağız yolu ile kullanılır. Kimi zaman ezilerek buruna çekilir. Etkileri: Canlılık ve iyilik hali, halüsinasyonlar (özellikle görsel), sedasyon. Yan etkileri: Ağızda kuruluk, susama, rahatlayamama, kuru sıcak cilt, pupillerde dilatasyon, huzursuzluk. Yüksek doz: Hipertermi, idrar güçlüğü, yutma güçlüğü, zayıf ve hızlı nabız, bulanık görme, görsel halüsinasyonlar, algı bozuklukları, konfüzyon, deliryum, ileus. Yoksunluk: Antikolinerjik maddelere bağlı yoksunluk sendromu görülmez. Tolerans: Düşük-orta Bağımlılık potansiyeli: Düşük

HALÜSİNOJENLER
Hap veya madde emdirilmiş pullar biçiminde satılır. Bunlar arasında en iyi bilineni LSD’dir. Diğerleri arasında fensiklidin (PCP), Dimetoksimetamfetamin (STP) sayılabilir. Bazı kaktüs (peyote, etkin maddesi meskalin) ve mantarlar da (psylocybin) bu etkileri nedeni ile kullanılırlar. Kullanış biçimi: Ağız yoluyla kullanılırlar. LSD deriden de emilir. Etkileri: Görsel halüsinasyonlar, renklerde keskinleşme, depersonalizasyon, derealizasyon, yönelim bozukluğu, kuşku, öfori, anksiyete, panik, kan basıncında artma gözlenir. Sinestezi ve paresteziler ortaya çıkabilir. Güvenli ve rahat bir ortamda alındıkları zaman olumlu etkiler yaratırken, tersi durumlarda oldukça olumsuz tablolar yaratabilirler. Yan etki: Panik atak, depresyon, paranoid hezeyanlar, pupillerde genişleme, konfüzyon, intihar girişimleri ortaya çıkabilir. Hezeyan ve halüsinasyonla, depersonalizasyon ve derealizasyon tabloya eşlik eder ve psikozla karışan tablolar görülebilir. Tolerans: Yavaş gelişir Bağımlılık potansiyeli: Düşük
 

Tüm Hakları Saklıdır. www.yeniden.org.tr 2014                  Tasarım Bayram İLYASOĞLU