|
Sürekli içki içen kişiler bir süre sonra, alkolün kötü etkilerine karşı
daha dayanaklı bir hale gelirler, daha fazla içki içme ihtiyacı
duyarlar. Bu etkiler başlamadan önce hemen alkol almak isteyebilirler.
Gittikçe artan miktarlarda alkol tüketimi bazı alkoliklerde görünürde
sarhoşluk yapmaz. Bu kişiler, hayatlarına, iş ortamında ise günlük
çalışmalarına devam ederler; fiziksel durumlarında çok ciddi aksamalar
oluşmadıkça dışarıdan alkol etkisinde oldukları fark edilmez.
Çoğunlukla, bu kişiler bir başka sebepten hastaneye kaldırılırlar ve
böylece alkolün vücutlarında yaptığı tahribat ortaya çıkar.
Alkole
psikolojik bağımlılık, içkinin sürekli içilmesiyle oluşur, içki
içilmediği zamanlarda kişinin psikolojisi farklılık gösterir. Ayrıca,
bazı şartlarda mutlaka içki içen insanlarda da psikolojik rahatsızlık
oluşabilir. Örneğin bazı sosyal etkinliklerde içki içmeyi adet edinmiş
kişiler olabilir. Bu tür bağımlılık daha çok alkol alındığında ortaya
çıkan psikolojik rahatlamadan kaynaklanmaktadır. Psikolojik olarak
alkole bağımlı kişiler içki içmedikleri zaman, endişeli ve panik içinde
olurlar.
Fiziksel bağımlılık aşırı derece alkol tüketenlerde oluşur. Vücutları,
alkolün varlığına alıştığı için, içmeyi durdurdukları anda fiziksel
rahatsızlık duymaya başlarlar. Bunlar arasında hafif olanlar uykuya
dalmakta güçlük, rahatlayamama, gerginlik, huzursuzluk sayılabilir.
Daha
şiddetli olanlar aşırı terleme, titreme, nabzın 100’ün üstüne çıkması,
uykusuzluk, bulantı, kusma, alkolü bıraktıktan sonraki 1-2 gün içinde
halüsinasyonlar, epileptik nöbetler, anksiyete, psikomotor ajitasyon
şeklinde görülebilir.
Uzun
süre fazla miktarda alkol alan kişilerde alkolü kestikten 2-3 gün sonra
ortaya çıkabilen, Deliryum Tremens denilen ve ölüm riski taşıyan bir
durum oluşabilir. Bilinç ve konsantrasyon bozukluğu, görsel
halüsinasyonlar (gerçekte var olmayan şeylerin görülmesi), bulunduğu
zamanı ve yeri karıştırma ile kendini gösterir. İlk başlarda hızlı,
sonraları dalgalı bir ilerleme gösterir.
Derleyen:
Begüm Nebol |