|
Gereğinden fazla içki içmek konusunda karşılaşılan baskılar kadınların
hayatlarında çeşitli evrelere göre değişiklik gösterebiliyor. İçki
içmenin “büyüme” göstergesi sayıldığı ergenlik çağından uzaklaştıkça
kadınlar “içki”’nin kendileri bir problem mi yoksa zevk kaynağı mı
olduğu konusunda daha gerçekçi davranıyor ve tükettikleri alkol
miktarını azaltıyorlar.
Ergenlik
Yasal
olarak 18 yaşın altında alkol tüketmek yasak olsa da pek çok ergen bu
yasaya uymuyor ve alkol kullanıyor. Lise birinci sınıfa giden kız
öğrenciler arasında yapılan bir araştırmaya göre kızların %43’ü geçen ay
alkol kullandıklarını ifade etmiş. %20’sinden fazlası ise geçen ay
içerisinde tek bir gece içerisinde 5 kadehten fazla alkol tükettiğini
belirtmiş.
15
yaşından önce alkol kullanmaya başlayan kadınlarda bağımlılık riski 21
yaşından sonra alkol kullanmaya başlayan kadınlara göre %40 daha fazla.
Ergenlerin çoğu iyi vakit geçirmek, eğlenmek, rahatlamak veya “tecrübe
olsun diye” içki içiyor. Akranların ergenlerdeki alkol kullanımı
üzerindeki etkisi de oldukça fazla. Çocuklarıyla iletişimi kuvvetli olan
ilgili ve anlayışlı ailelerde ergenlerin alkol tüketimi, baskıcı veya
ilgisiz ailelerin çocuklarına oranla daha az.
Ergenlerde alkollü araç kullanmaya bağlı olarak görülen ölümler daha
fazla olmakla beraber kızların istemedikleri veya erken buldukları bir
cinsel ilişkiye girme oranları da alkollüyken daha yüksek.
Genç ve orta yaştaki kadınlar
20’lerindeki veya 30’larındaki kadınlar orta yaşlı kadınlara göre daha
fazla içki içiyorlar. Araştırmalara göre alkol kadınları korunmasız
cinsel ilişkiye girme, cinsel istismara uğrama, şiddete mağruz kalma
veya soyulma gibi olaylar karşısında daha savunmasız hale getiriyor.
Karaciğer, kalp, beyin hastalıkları ve alkole bağlı olarak gelişen
kanser kadınlarda orta yaşta ortaya çıkıyor.
Hamile
kalma oranı bu yaştaki kadınlarda daha yüksek olduğu için bu dönemde
alkol tüketilmesine bağlı olarak görülen çocuklardaki fetal alkol
sendromu daha fazla gerçekleşiyor.
Yakın
ilişkilerinde problem yaşayan orta yaşlı kadınlar, sağlıklı ilişkilere
sahip olanlara oranla daha fazla içki içiyor. Hiç evlenmemiş, romantik
partneriyle ayrı yaşayan, boşanmış ya da dul kadınlar diğer kadınlara
oranla daha fazla alkol tüketiyorlar. Ayrıca eşleri aşırı miktarda alkol
tüketen kadınların da diğer kadınlardan daha fazla içki içtiği
biliniyor.
Kadınların alkol tüketimi depresyon ve stresle yakından bağlantılı.
Kronik depresyonu olan veya ağır depresyon geçiren kadınlarda alkol
bağımlılığı daha sık görülüyor. Evde tek başına içen kadınların ileride
bağımlılık geliştirme olasılıkları da daha yüksek. İş yerinde veya evde
sorun yaşayan kadınlar da alkol bağımlılığı geliştirme oranı yüksek olan
gruplar arasında.
Orta yaşın üzerindeki kadınlar
Orta
yaşın üzerindeki kadınlarda alkole bağlı sorunlar diğer yaş gruplarına
oranla daha az görülür. Kadınlar yaşları ilerledikçe daha az alkol
tüketmelerine rağmen önceki yıllarda tüketilen alkolün etkileri bu
yaşlarda daha fazla ortaya çıkar. Özellikle kalp krizi sebebiyle
hastaneye yatırılan kadınların sayısı ileriki yaşlarda artış gösterir.
İleri yaştaki kadınların yaşadığı sağlık sorunlarının az bir yüzdesinin
alkole bağlı olmasının bir sebebi de ileri derecedeki alkoliklerin bu
yaşa ulaşamadan hayatını kaybetmiş olmasıdır.
İleri
yaştaki kadınşarın birçoğu ilaç kullanmaktadır. Psikotik ve medikal
hapların çoğu alkolle ters etkileşime girer ve ölümcül sonuçlar
doğurabilir.
Yaşlılığa bağlı olarak insan vücudunda birtakım değişiklikler meydana
gelir. Vücuttaki su oranı azalır, hücreler eskisi kadar etkili ve hızlı
çalışmaz. Buna bağlı olarak genç yaşlarda tüketilen alkol miktarı
ileriki yaşlarda daha zararlı sonuçlar doğurabilir, aynı miktardaki
alkol yaşlıları daha çabuk sarhoş edebilir ve daha fazla zarar
verebilir.
Derleyen: Sırma Naz Arım
|